28 Şubat 2016 Pazar

İsa’nın Hikayeler; Kör İnsanı İyileştirmesi

Kör Bartimayın İyileştirilmesi


Isa ve öğrencileri Eriha kentine gelmişlerdi. Oradan ayrılacakları sırada peşlerinden gelen büyük bir kalabalık vardı. Yol kenarında oturan bazı dilenciler gelip geçen insanlardan bir şeyler alacaklarını umut ederek dileniyorlardı. Onlam arasnda Bartimay adında kör bir dilenci vardı.


Bartimay bu kalabalığın içinde tanınmış birinin olduğunu sezdi Acaba kimdi? Keşke gözleri görseydi İyice meraklanan Bartimay çevresindekilere kimin geçtiğini sordu. Onlar, “Nasıralı Isa geçiyor dediler.


Bartimay Isa’yı tanıyordu. Kutsal Yazılandan Mesih’in, Davut’tın soyundan geleceğini duymuştu. Onun hastalan sağlığa kavuşturduğunu, körlerin gözlerini açtığını öğrenmişti Kutsal Yazılanda sözü edilen Mesih de aynı şeyleri yapacaktı.


Bartimaya göre Isa beklenen Mesih’ti. Bartimay bundan dolayı yüksek sesle, “Davut Oğlu, halime aar diye bağırmaya başladı. Isa’nın nerede olduğunu göremiyordu. Ama duyması için var gücüyle bağırıyordu.


Birçok kişi bu kör dilenciyi susturmak istedi, ama başaramadı. Bartimay sesini daha da yükseltti. Davut Oğlu, halime aaT diye yakarıyordu. Onun bağırışıyla ortalıkta tam bir karmaşa oldu. Herkes merakla bu bağıranın kim olduğunu düşünüyordu. Ne diye bu kadar çok ses gkararak bağırıyordu?


Bartimay belki de Isa’yla hiç karşılaşmayacaktı. Isa’nın gözlerini açabileceğine inanıyordu. Bu fırsatı kaçırmak istemiyordu. Bunun için çırpmıyordu.


Isa Bartimayın sesini duydu. Onun yanma çağrılmasını buyurdu. Onu çağıranlar, “Ne mutlu sana! Kalk seni çağınyorf dediler. Bartimay büyük bir sevinçle ayağa kalktı. Üzerine giydiği abayı gkanp attı Ayağa fırlayıp Isa’nın yanma gitti.


Isa ona, “Senin için ne yapmamı istiyorsun?* diye sordu. Bartimay, “Rabbuni, gözlerim görsün’ diye yanıt verdi. Rabbuni, Aramice’de ‘öğretmenim’ demektir.


Isa, “Gidebilirsin, imanın seni kurtardı’ dedi. Bartimay o anda iyileşti ve yeniden görmeye başladı. Bu ne muhteşem bir mucizeydi Onun kapkaranlık dünyası birden aydınlandı. Işıklan ve renkleriyle her şeyi görmeye başladı. Öyle coşkulu çığlıklar atıyordu ki onunla birlikte sevinmemek olanaksızdı. Bartimay ağaçları, kuşları, çiçekleri ve her şeyi görebiliyordu. Sevinçle Isa’yı gittiği yol boyunca izledi. İsa dünyanın ışığıdır. O yalnızca gözleri açmak için değil, bütün karanlıkla alt etmek için geldi.


İsterim Temiz Ol


İsa bir gün bir dağın eteğinde halka, Dağdaki Vaaz adıyla anılan ünlü konuşmasını yaptı. Halk Isa’yı can kulağıyla dinlemişti. Oun çok özel biri olduğunu biliyorlardı.


Halk arasında birçok cüzamlı vardı. Cüzam, o zamanlar tedavisi henüz bulunamamış bulaşıcı bir deri hastalığıydı. Cüzam dokunmayla hemen bulaşan bir hastalık değildir. Bir süre cüzamlıların arasında yaşanırsa ancak bulaşabilir. Fakat halk bunu bilmediğinden cüzamlı olmaktan korkar, cüzamlılara yaklaşmazdı. Tedavisinin yapılamaması bu hastalığı çok daha korkunç kılardı. Sonu aa bir ölümle bitecek Jbir hastalıktan daha kötü ne olabilirdi ki? Bu hastalığa yakalananlar için kurtuluş yoktu artık


Ayrıca cüzamlılar insanlar arasında yaşayamazlardı. Onlar için ayrılmış özel bölgeler vardı. Çünkü onlar hastalığı kimseye bulaşmasın diye halk arasından ayrılmış ve uzaklaştırmıştı.


Cüzamlılar arasında İsa’yı tanıyan bir adam vardı. Isa’nın birçok hastayı iyileştirdiğini duymuştu. Isa bu adam için bir umut olabilirdi. Bunun için bir gün yaşadığı yerden çıkıp Isa’yı uzaktan izlemeye başladı. Belki de İsa’nın dağdaki konuşmasını dinlemişti.


Isa dağdan inerken cüzamlı İsa’ya yaklaştı, önünde diz çöktü ve tek umudum sensın diyormuş gibi Isa’nın gözlerine baktı.


Adam gerçekten kötü görünüyordu. Cüzamdan mahvolmuş derisi yırtık pırtık elbiselerinden ayırt edilemiyordu. Bu adama bakmak bile korkutucuydu. Onu böyle gören halk birden ürktü. Hiç kimse ne yapacağını bilmez bir durumdayken Isa cüzamlıya yaklaştı. Sevecenlikle cüzamlıya baktı. Adam Isa’ya, “Rab eğer istersen beni temiz kılabilirsin’ dedi.


Adama acıyan Isa’nın yanıtı kısa ve açıktı. ‘İsterim, temiz ol!* dedi ve ona dokundu.


O anda adamın ölümü bekleyen bedenindeki bütün yaralar iyileşti. Ellerine baktı, eskisi gibiydi, her yeri iyileşmişti. Adam sevinçten deliye döndü, içi içine sığmıyordu. Isa’ya teşekkür ediyor, sevinçten haykırıyor, hoplayıp zıplıyordu.


Isa adama, ‘Kimseye bir şey söyleme! Kendini kâhine göster ve cüzamdan kurtulduğunu kanıtlamak için Musa’nın buyurduğu adağı sun’ dedi.


O zamanlar birinin cüzamlı olup olmadığına kahin karar verirdi. Yine birinin cüzamdan kurtulduğuna da kahin tariklik ederdi. Ayrıca kurtulan kişi bazı kurbanlar sunmalıydı.


Adam öyle mutluydu ki kendini tutamadı. Sevincini herkesle paylaştı. Onun cüzamdan kurtulduğunu duymayan kalmamıştı. Artık Isa rahatça kente giremez oldu. Çünkü herkes Isa’yı arıyordu.