7 Mart 2016 Pazartesi

İsa Peygamberin Efsaneleri

İsa Göldeki Fırtınayı Dindiriyor


İsa ayrılınca öğrencilerine, “Gölün karşısına geçelim’ dedi. Bir tekneye binip suya açıldılar. Akşamın karanlığında ilerlemeye başladılar. Hafif bir esinti vardı. Isa teknenin ucunda başının altına bir yasak koyup uzanmışta. Günün tüm yorgunluğuyla uykuya daldı. Tekneyi öğrenciler kullanıyordu. Isa’nın on iki öğrencisinden yedisi balıkçıydı Uzun bir zaman balıkçılık yaptıkları için oldukça deneyimliydiler.


Bir süre sonra ansan bir Artma çıktı Yol aldıkları Celile gölünde bazen böyle Artmalar çıkardı. Gölün çevresi yüksek dağlarla kaplıydı. Dağlardan men rüzgar göle doğru eserdi Büyük dalgalar oluşturup gölün sularını kabartırdı. Bu fırtınalara yakalanmak, çok tehlikeliydi


Öğrenciler neye uğradıklarını şaşırdılar. Var güçleriyle uğraşmaya başladılar. Azgın dalgalar tekneyi suyla dolduruyordu. Öğrenciler kovalarla sulan boşaltmaya çalışıyorlardı Bu sırada rüzgar deli gibi esiyor ve dalgalan daha da kabartıyordu. Öğrenciler iyiden iyiye korkmaya başladılar. Çünkü yapacaldan pek bir şey kalmamıştı.


İsa’yı uyandırıp, ‘Efendimiz hiç aldırmıyor musunuz? Batıyoruz, bizi kurtar dediler. Isa, ayağa kalktı ve azgın fırtınaya karşı ellerini kaldırdı. «Sus, sakin ol diye rüzgârı ve gölü azarladı. Fırtına birden dindi. Ortalık sütliman oldu. Isa, bundan sonra öğrencilerine dönerek, ‘Neden bu kadar korktunuz? İmanınıza ne oldu?” dedi.


Öğrenciler şaşkınlık ve korkuyla sustular. Birbirlerine, ‘Bu nasıl bir adam ki rüzgâr da, dalgalar da Onun sözünü dinliyor? dediler.


İsa’nın Su Üstünde Yürümesi


Isa fırtınayı dindirdikten sonra öğrencilerine Celile gölünün karşı yakasına geçmelerini söyledi Bu arada halkı salıverecekti


Öğrenciler bir tekne bulup yola koyuldular. Isa halkı uğurlayıp bir tepeye çıktı. Orada dua etmeye başladı. Zaman epeyce ilerlemiş, gece olmuştu Isa dua etmeyi sürdürüyordu. Sabahın ilk ışıkları gölü aydınlatmaya başladığı sırada güçlü bir fırtına çıktı. Öğrenciler azgın dalgalarla boğuşmaya başladılar. Kayıktan gölün odasındaydı. Rüzgâr karşı yönden estiği için kürek çekmekte zorlanıyorlardı.


Isa onları dua ettiği tepeden görebiliyordu. Sabaha karşı gölün üzerinde yürüyerek onlara yaklaştı Öğrenciler Isa’yı görünce Onu hayalet sanarak bağrışmaya başladılar.


Isa, “Korkmayn, benim’ dedi.


Petrus buna karşılık, “Rab eğer sen isen buyruk ver de su üstünde yürüyerek sana geleyim’ dedi Isa, gel deyince tekneden indi Yürümeye başladı, kaya baktıkça sert bir yere basar gibi su üstünde yürüyordu. Bu olağanüstü bir şeydi. Ama Petrus fırtınanın ne kadar güçlü estiğini görüp, rüzgarın uğultulu sesine kulak verince korktu. Yavaş yavaş batmaya başladı.


İsa’ya seslenip “Rab, beni kurtar diye bağırdı. ba hemen Petrusün elini yakaladı. Petrus şimdi güvenlikteydi. İsa ona, ‘İmanına ne oldu? Neden kuşku duydun? dedi. Birlikte tekneye çıktılar. Öğrenciler balın gücüne hayran kaldılar. “Sen Tanrı Oğlu Mesih’sin’ diyerek Oha tapındılar. Böylece karaya yaklaştılar.